Saturday, August 20, 2011

90.

Kişinin yaşamının anlamı, işte, kişinin tek başına- yapayalnız- oturduğu bir yerde de oluşabilir- ama bir yanılgıdır bu: kişi, gerçi, 'yerliyerinde'dir; ama, bulunduğu yerden öte'lere uzanan anlam uçlarıyla, hep, yalnızlığının kendisine doğru taşıdığı yoğun anlam odaklarıyla, 'uzak'taki- öteki- kişiler ile birliktedir.
Kişi tek başına- yalnızlığı içinde- oluşturabilmelidir, yaşamının anlamını; ama, belki, işte, olanaksızdır bu-
-hep öteki kişiler ile birlikteyken oluşur, anlamı, yaşamının, kişinin...

(olmayalı, Oruç Aruoba)

2 comments:

Kız kıza toplandık said...

Ben buna cok katilmiyorum…

"Kişinin yaşamının anlamı, kişinin tek başına- yapayalnız- oturduğu bir yerde de oluşabilir.." (?????)

Evet zaten oyle olusuyor...Hayat, hayal kirikliklari ve tecrubeler kisiyi oyle bir hale getiriyor ki kisi yasaminin anlamini yalnizligi icinde (belkide hic istemesede) olusturmayi ogreniyor.

Keske kisi -yasaminin anlamini- yapayalniz ve oturdugu yerden olusturmasa...Hatta bence bu sekilde cok zevkli bile.

Ama vardir Aruoba’nin bir bildigi tabii.

onur said...

Peki o zaman aynı kitaptan başka bir maddeyle devam edelim:
100.
"Kişinin yaşamının anlamı, sürekli, yalnızlığa yöneliktir; garip şey- oysa kişinin yaşamının anlamı, hep onun başka- o, öteki- kişiler ile kurduğu ilişkiler içinde oluşmasına karşın, en sonda- hep başuzatan bir sona ermişlik duygusu içinde- duran bir yalnızlığa doğru yürür: ancak orada; o yalnızlık içinde tamamlayabileceğini bütünleyebileceğini bilir, anlamını, yaşamının, kişi..."

Senin söylediğinden çok farklı değil aslında, ama daha çok çelişkiden ve bunu başarmanın imkansız olabileceğinden bahsediyor ki ben de öyle düşünüyorum. Çelişki: Kişi yaşamının anlamını tek başına oluşturmalı (bunda herkes hemfikir sanırım) fakat niye kişi diğer insanlara ihtiyaç duyuyor ve onlarla birlikteyken veya iletişim halindeyken herşey daha anlamlı hale geliyor?