Çarşamba sabah erken 2007 model Bavaria 37 teknemizi teslim aldık, alışverişimizi yaptık tam marinadan çıkıcaz yağmur başladı. Ekip yağmura rağmen çıkmak istese de su geçirmez kıyafetim olmadığı için yağmurun dinmesini bekledim. Rota Çökertme. Bu geceyi orda geçirip ertesi gün Gökovaya gidicez. Yağmur diner dinmez yola çıktık, hiç rüzgar olmadığı için motor seyriyle tam hava kararmasına yakın Çökertme' nin batısındaki koya demir atıp kıçtan kara bağlandık. Hiç gece seyir tecrübem olmadığı için gece seyir yapmaya korkuyorum. Denizcilikle ilgili biran önce öğrenmem gereken en önemli konulardan biri bu.
Ertesi gün Çökertmeden çıkıp yelken açtık, 1-2 saat rüzgarsız debelendikten sonra rüzgar 10 knot civarına çıkınca çok keyifli bir apaz seyriyle Küçük Çatıya geldik gelmesine de chartplotter öyle demiyor. Chartplottera göre bir yandaki koya giriyorum. Biraz dolaştıktan sonra farkettim ki bizim chartplotter 400-500 metre hata yapıyor ve bizi yanlış yerde gösteriyor. Bildiğim kadarıyla GPS in hatası 5-10 metre civarında, bu hata nerden kaynaklanıyor anlayamadım ve gezi boyunca bu şekilde devam etti. Küçük Çatı çok güzel bir koy, içeriye girdikten sonra açık denizi görmüyorsunuz, havuz gibi. Koyda bizden başka hiçbir tekne yok zaten gezi boyunca da çok az tekne ile karşılaştık.Gökova' nın Göcek'ten en büyük farkı bence koyların çoğunda hiçbir tesis, iskele olmaması, doğayla daha içiçesiniz.
Bir sonraki durak Yedi Adalar Bekar Limanı. Yolda Amazon' a uğradık. Teknedeki Almanca rehberde burdan fiyort olarak bahsediyor. Buna rağmen demirlediğimiz yerde o kadar çok rüzgar var ki tekne alargada fıldır fıldır dönüyor. Ekip karadaki işlerini halleder halletmez burdan çıkıyoruz. Rüzgar tam kafadan 20 knot civarında. Zamanımız var yelkenleri küçültüp başlıyoruz tramolalara. Hızımız 8 knotı geçiyor ara sıra. Burnu döndükten sonra rüzgarı apazdan almaya başladık, dalgalarda 1-2 metreyi buldu. Yolumuz kısa olduğu için çok hırpalanmadan adalara vardık, adaların içine girince rahatladık. Bekar limanının tam ortasına bir gulet demirlediği için oraya giremeyince doğruca Uzun Liman' a gittik. Burda deniz biraz bulanık olduğu için yüzmedik.
Benim planım ertesi gece Okluk' ta kalıp pazar günü erkenden yola çıkıp yaklaşık 6 saatlik bir seyirle Bodrum'a dönmekti fakat ekip son gün o kadar uzun seyir yapmak istemeyince bu gün en azından yolun yarısını dönüp yine Çökertme' de kalmaya karar verdik. Ama buraya kadar gelmişken Okluk Koyunu görmeden dönmek olmaz. Sabah erken kalkıp 7 de demir toplayıp Okluk koyuna doğru yola koyulduk. Ne kadar büyülü bir yerdir burası, bok kokusuna rağmen. Çok tekne vardı demirli ama bu koku teknelerden mi geliyor yoksa karadan mı belli değil. Buna rağmen çok sessiz huzurlu bir yer. Restoran 10 gün içinde kapanacakmış sezon bittiği için. Hemen karşıdaki İngiliz Limanında yüzme molasından sonra doğruca Çökertmeye gidip, gelirken bağlandığımız aynı yere bağlanıyoruz. 3 metredeyiz, yaklaşık 30 metre demir attık ama gece rüzgar artınca ben uyuyamıyorum, her seste dışarı çıkıp durumu kontrol ediyorum. Sabah hala karayla aramızda mesafe olduğunu, koltuk halatlarının gergin olduğunu görmek sevindirici.
Kahvaltıdan sonra yola çıkıyoruz, açıkta rüzgar daha fazla, karadan kuzeyden esiyor. Hemen yelkenleri küçültüp dar apazla Bodrum' a doğru gidiyoruz. Benim de bu kadar şiddetli rüzgarda ilk tecrübem. Zaman zaman zahiri rüzgar 27-28 knot' a çıkıyor. Bodrum' a yaklaştıkça orsaya döndük. Camadanlı cenova ile tekne çok fazla orsaya giremiyor. Bu normal birşey mi bilmiyorum.
Bu sefer hiçbir sorun yaşamadan seyri tamamladık sadece bumba baskısının piyanosunu kırdım biraz yüklenince. Her seyirden sonra biraz daha kendime güveniyorum ama artık bir eğitim almam gerektiğini düşünüyorum çünkü bu şekilde yanlış bildiğim, yanlış uyguladığım şeyler yanlış olarak devam ediyor. Selametle.